kürkçü dükkanı

Genel seçim havasında geçen bir yerel seçim de nihayet son buldu. Etkileri hâlâ devam ediyor. Sade bir vatandaş olarak, çarşıda, pazarda elimize tutuşturulan tanıtım broşürlerinden, davullu zurnalı parti şarkılarından, başkan adaylarının, burun kılı detaylı, porselen diş harikalı, çarşaf boyutunda fotolarından ziyadesiyle tiksinti gelmişti. Güvensizlik, her alanda olduğu gibi, seçimlere de sirayet etti. Bir taraftan mazbatasını alan -görünürde- başkan , diğer yanda ysk' ya itiraz eden, seçimin tekrarlanmasını isteyen alternatif başkan.

İktidar denilen makam, artık nasıl bir ballı makamsa, bunun halka hizmet anlayışından uzakta oluşu ayan beyan ortada. Ülkede etnik kökenimiz sanki yeterince az mış gibi, bir de üzerine paralel ayrılıklar  baş gösterdi. Siyasi mecra, teknik olarak hiç anlamadığım bir mecra olmakla beraber, bir kısım görsel medyanın tarafsızlıktan uzak yanlı, iktidarı destekleyen yayın bombardımanı, diğerinin yüz seksen derece çarkıyla, muhalif haberlerle kaynaması, sosyal medyadaki tapeler, capsler, paylaşılmaya doyulamayanlar, devreleri  zaten yanık olan frog'e kısa devre etkisi yaptırdı. 

Genel seçim havasında son bulan - meydanda başbakana ait şarkılar çalınıyordu, adayların çoğunu tanımıyoduk bile- 2014 seçimlerinden çıkan frog sonuçları:

*Her iki kişiden biri oyunu yine iktidar partisine vermiştir.
*İktidar partisinden kurtulmak istediğini söyleyen iki kişiden biri yalan söyleyerek, tükürdüğünü yalamıştır.
*Sosyal medyanın gücü, cürmü kadar olmakla beraber gerçek hayata çok etki katamamıştır.
*Mağdur olma, haksızlığa uğrama felsefesi yine işe yaramış, iktidar partisine yağ üzeri bal olmuştur.
*Ülkedeki muhalefetin tek derdinin muhalefet olduğu, seçim öncesi fırsatları lehine çevirememesinden fazlasıyla anlaşılmıştır. ( Hâlâ çıkıp oy oranımızı vayy efendim bu kadar arttırdık diye açıklama yapıyonuz, pess!)
*Güvensizlik, şaibe bu seçimleri de gölgede bırakmıştır.
*Kedilerin mutlak gücü anlaşılmış, kedi lobisi ülkeyi gizli devlet statüsünde yönetmeye başlamıştır.
....

Sokakta, en işlek caddelerde, eli yüzü karışmış, üstü başı perişan halde Suriyeli çocuklar, anneleri ve babaları...
Kendi eliyle savaşa destek veren bu ülke, sığınmacı olarak ülkesine kabul ettiği bu insanlara bir kapı aralasın.
Sokaklarda yaşanılan bu hayatın, toplum güvensizliğini, gasbı, fuhuşu öngörmemesi kaçınılmaz.

....

olmak ya da olmamak

Başarısızlığı gösterir. Yeterli olmayan, yeteneksiz anlamlarına da gelir. Kişilik yapısı gereği kadar güçlü olmayanlar için de kullanılır. Güvenilir olmayan bir bilgiyi de ifade eder. Sağlam olmayan dayanaksız bir yapıdır aynı zamanda. Fakat günlük hayatta en çok şişman kelimesinin zıddı olarak kullanılır "zayıflık".


Zayıf olmak, zayıflamak, zayıf kalmak yerine kullanılabilecek doğru ifadeler, sağlıklı olmak, sağlıklı beslenmek, afiyette olmak olabilir. Görsel medyada boy gösteren, özendirilen, örnek gösterilen kişilerin çizdiği profilin "zayıf" görüntüye sahip olması, olması gerekenle gerçekte var olan arasında farklılığı her geçen gün artırmaktadır. İnsanları tarif ederken bile zayıf, ince, uzun ya da şişman, göbekli gibi tabirler en kestirmeden kişiyi zihnimizde belli kategorilere oturtmamıza sebebiyet vermektedir.


Zayıflamak, incelmek, ideal normlara ulaşabilmek için, kullanılan ilaçlar ve geçirilen cerrahi operasyonlarla, mide küçültme işlemlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Her pazartesi başlanıp,  diğer pazartesi gününe varmadan noktalanan diyetler, diyetisyen gibi uzman bir görüşten yoksun gün içinde gereksiz yere aç kalmalar, birkaç parça elbiseye daha rahat girebilmek için oruç gibi kutsal bir ibadeti bu yavan gayede kullanabiliyor olmak bu konuda şirazemizin nasıl da kaydığını gösteren örneklerdir. 

Okuduğumuz günlük bir gazetede, aylık takip edilen bir dergide, çarşı pazarda yürürken gözümüze ilişen bilbordlarda, internet başında alakalı alakasız her sitenin bir köşesinde zayıflamak adına bir ürün görmek kaçınılmazdır. 

Ahmet Marankiler, Ender Saraçlar, bitkisel ürünler, kaynatıp suyu içilenler. Doktorlar, diyetisyenler bir dolu uzman görüşler.  Birkaç beden birden incelten eşofmanlar, korseler, zayıflatan yüzükler,  pilatesler, kimyasal ilaçlar. Kibrit kutusu ölçüsünde tüketilenler ve sonu gelmeyecek olan bir dolu ticari ürün. 

Hiç şüphesiz ki kadın ya da erkek, "zayıf tarafı" sahip olduğu fazla kilolardan kurtulmak derdinde olanlar, bu sektörde var olmak isteyenlerin ekmeğine fazlasıyla yağ sürerek, incelme hayallerini bir türlü gerçekleştiremezler.

Günlük hayatta her şeyi olduğundan daha hızlı olarak tüketiyor olmak beslenme alışkanlığımızı da fazlasıyla etkiler. Ayakta, bilgisayar ya da tv başında yenen yiyecekler, kontrolsüz ve farkında olmadan bir besin tüketimine sebep olur. 

Oturarak yemek, aldığımız lokmayı fazlaca çiğneyerek yutmak, sofradan doymadan kalkmak, günde iki öğün ve az yemek midenin ve bedenin sağlığı için Hz. Peygamber tarafından bize verilen öğütlerden bazıları.

Midemiz kadar kalbimizin, aklımız kadar ruhumuzun da beslenmesine dikkat etmek temennisiyle.

Kediler ne ister?

Bu başlık, "Kadınlar ne ister?" sualinden esinlenerek atılmıştır. Kadınlar konuşabilseler, dertlerini ait oldukları ulusun diliyle anlatabilseler de temelde anlaşılması hiç de kolay olmayan varlıklardır. Bir şeyin azıyla yetinmeyebilir, vasatı sıradan gelebilir, çoğundan da sıkılabilirler. Bu anlamda düşünüldüğünde, miyavv sesinin çeşitli tonlamalarıyla kendilerini ifade eden kediler, çoğu zaman daha anlaşılabilir olabilir. Kucağa gelip mırmır sesi çıkartmasıyla sizinle keyfinin gayet yerinde olduğunu, bir köşede uyuklamasıyla da kafayı dinleyip, yalnız kalmak istediğini ifade eder. Okuduğum zaman, Ponçik'in davranışlarının daha anlamlı geldiği bu yazıyı Kedi İmparatorluğu adlı blogdan araklıyorum.


Kediniz neden hamur yoğurur gibi hareketler yapıyor?

Yavru kediler süt emerken patileriyle yoğurma hareketini annelerinin karnına doğru yaparlar. Kedi büyüdüğünde bunu memnuniyet ve keyif belirtisi olarak yapar.

Kedi neden illa ki kedilerden korkan misafirin yanına gider?

Kedi dilinde bir kedinin başka bir kediye dik dik bakması, tıslaması ya da üstüne yürümesi tehdit ve meydan okuma anlamına gelir. Kedi sevmeyen misafir kediye bakmaktan çekinir, onunla konuşmaz ve kedinin dikkatini çekmemeyi umarak sessizce oturur. Kedinin gözündeyse bu hareketler arkadaş canlısı ve davet edicidir.

Neden kafasını sizin kafanıza bastırıyor?

Sevgi belirtisidir, başka bir kedinin kafasına da aynı şekilde bastırabilir.

Neden bacaklarını dik tutarak üstünüze atlıyor ya da dokunuyor?

Bu kedi dilinde "Naber len?" demektir.

Kediniz neden size sürtünüyor?

Kedilerin yanaklarında, çenelerinde, kalçalarında, ön patilerinde ve kuyruklarında koku salgılayan bezler vardır. Bu kokuyla kendi alanlarını işaretlerler. Kedinin size sürtünmesi üzerinizde mülkiyet ilan ettiği anlamına geliyor. Aynı şekilde sizin kokunuzu da kendi üzerine almış oluyor. Eşyalara, mobilyalara sürtünmesi de aynı şekilde onların kendisine ait olduğunu iddia etmek içindir.

Neden kediniz yün ya da kumaşları emiyor?

Ya kedi çok erken yaşta sütten kesilmiştir ve yün kokusu ona annesini hatırlatmaktadır ya da beslenmesinde yeterince lif alamıyordur.

Kediler neden tuvaletini kuma gömer?

Doğada düşmanların ve avcıların kendilerini takip etmesini engellemek için tuvaletlerini gömmeyi öğrenmişlerdir. Evcil kedilerde bu huy devam eder.

Kediler neden mırıldanır?

Genellikle keyifli oldukları için mırıldanırlar. Anne kedi yavruları yakında olduğunu anlasın diye mırıldanır. Bazen kediler korktuklarında ya da acı çektiklerinde mırıldanabilirler. Kedilerin mırıldanma sesini nasıl çıkardığı zoologlar için hala daha muammadır.

Bazı insanların kedi tüyüne alerjisi olmasını nedeni nedir?

Aslında kimsenin kedi tüyüne alerjisi yoktur. Bazı insanların kedi salyasındaki bir proteine alerjisi vardır. Kediler kendilerini yaladıklarında bu proteini tüylerine geçirmiş olurlar. Her kedide bu proteinin miktarı aynı değildir. Bu alerji durumu insandan insana ve kediden kediye değişir yani bir kediye alerjisi olan bir insanın başka bir kediye alerjik tepki göstermemesi mümkündür.

Kediniz neden sırtüstü yatıyor ya da karnını gösteriyor?

Karın kedilerin en savunmasız (hayati organların bulunduğu ve kemiklerle korunmayan) kısımlarıdır. Önünüzde sırtüstü yatması size tamamen güvendiği, ona asla zarar vermeyeceğinize inandığı anlamına gelir. Bu doğada kedileri köpekler, kurtlar arasında yaygın bir sosyal harekettir.

Kediler neden hastayken ve ölürken saklanırlar?

İçgüdüsel olarak kediler avcıların kendilerini bulamayacağı yerlere saklanmak isterler. Hasta kedi avcılar tarafından takip ediliyormuş izlenimine kapılıyor olabilir.

Kediler niye sürekli yalanır?

Hijyen nedeniyle yalanmalarının yanısıra bazen karizmayı kurtarmak için de yalanabilirler. Örneğin yanlışlıkla masadan ya da sandalyeden düştüklerinde birden yalanmaya başlayabilirler, sanki zaten amaçları aşağıya inip yalanmakmış gibi.

Neden yemeklerini mama kabından dışarı çıkarıp yerler?

Mama kabının kenarları bıyıklarına değiyorsa bunu yaparlar. Daha geniş ve derin olmayan bir kap kullanın.

ara ki bulasın!

Yükleniyor...
 

Tüm Hakları saklıdır. frog frog © 2009