Din Sosyolojisi - Prof. Dr. Ünver Günay


Sosyoloji, toplumsal düzeni yalnızca olduğu gibi tasvir, yapısını tahlil ve neden bu yapıda olduğunu tespitle mükelleftir. Din sosyolojisi ise, toplumun ortaklaşa dini hayatının, din ve toplum münasebetleri ve bu münasebetlerden doğan etki ve tepkilerin ve dini grupların incelenmesidir. Din sosyolojisi, ictimâî olaylar olarak din olaylarını inceleme konusu yaparken, konuya kendine has açıdan bakmakta ve öteki toplumsal faktörlerle münasebet ve etkileşimini ele almaktadır. Din sosyolojisi adından da anlaşılacağı üzere iki temel mesnede dayanır: Sosyoloji ve Din. Yani, toplumun ve dinin incelenmesidir.

Din Sosyolojisinin cevap aradığı sorular

* Dinin toplum hayatındaki rolü ve fonksiyonları nelerdir?
* Herhangi bir din veya din grubunun ortaya çıktığı toplumsal şartlar nelerdir?
* Dini hayat ve grupların türlü şekillere bürünmelerinde ictimâî güçler ne gibi roller oynamaktadırlar?
* Toplumun tabakalaşması, hareketliliği ve farklılaşmasının din üzerindeki etkileri nelerdir?
* Çeşitli toplumlarda din hangi formlar altında görünmektedir?
* Sosyal grupların birleşip bütünleşmesi ya da parçalanıp bölünmesi ve dağılmasında dinin rolü var mıdır?
* Sosyal olayların maddi dayanaklarının dini hayat, inançlar, düşünceler, davranışlar, gruplar ve cemaatler üzerindeki etkileri nelerdir?

Din Sosyolojisi, dini inançlar, düşünceler, kavramlar, güçler ve şahsiyetlerin içinde doğdukları sosyal ve kültürel şartları ve bunların sebep oldukları değişmeleri araştırır. Psikolojinin yardımı ile dini liderler ve grupların manaları, nüfuzları ve özellikle dini grupların doğma, yükselme, gelişme, yapı ve değişmelerini inceler. Onları tespit eder, aralarında karşılaştırmalar yaparak benzer ve ayrı taraflarını ortaya koyar. Böylece onların ve yapı ve kuruluşlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur. 

Din Sosyoloğu, toplumun din üzerindeki etkileri ile dinin sosyal görevi, fonksiyonları ve sosyo- kültürel hayat üzerindeki etkilerini araştırır. Sosyal ve kültürel şartların dini gruplar, liderler ve kurumlar üzerindeki etkilerini araştırma işi, dinin bir sosyal grubun birleşip kaynaşması ve tarihi gelişiminde ne gibi rolünün bulunduğunu ortaya koymak din sosyoloğunun en başta gelen görevidir. 

İlk sistematik Din Sosyolojisi kitabı, Hilmi Ziya Ülken'in "Dini Sosyoloji" adlı eseridir.

Mehmet  Taplamacıoğlu' na ait "Din Sosyolojisine Giriş" bu alandaki önemli eserler arasındadır.

İslam dünyasında, din sosyolojisinin öncülleri arasında, Farabi, İbn Miskeveyh, Ebu Hayyan, İbn Sina, Gazali, İbn Haldun, Şehristani, İbn Bâcce ve Tufeyl yer alır.

Yazar, kitabı üç bölümde incelemektedir. Giriş kısmında, sosyolojinin konusu ve metodu hakkında genel bilgiler vererek bazı sosyolojik kavramların üzerinde durur. Birinci bölümde, Din Sosyolojisinin konusu, metodu, tarihçesini, günümüzde din sosyolojisi ve bu alanda ortaya çıkan başlıca eğilimleri incelemiştir. İkinci bölümde, din sosyolojisinin konu ve problemlerini sistematik din sosyolojisi arayışı içinde değerlendirir. Dinin, diğer sosyal kurumlarla ilişkilerini, dini grup ve cemaatlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ele alır. Üçüncü bölümde uygulamalı özel din sosyolojileri çerçevesinde, Türk toplumunun dini yaşayışı üzerine incelemelerde bulunmuştur.

Din Sosyolojisi- Ünver Günay- İnsan Yayınları- 677 sayfa.

Ortadoğu'nun çoklu kimliği

Sıradaki kitabım Amerikalı tarihçi Bernard Lewis tarafından kaleme alınmış, Ortadoğu'nun çoklu kimliği. Yazara göre Ortadoğu eski uygarlıkların yuvasıdır fakat bu bölgedeki devletlerin çoğu çok yakın kökenlidir. Modern zamanlarda kimlik, sadakat ve meşruluğun mahiyeti anlamında çok önemli değişiklikler geçirmiş bu eski ve köklü kimliklerin bölgesi, söz konusu çerçevede değişimini hâlâ sürdürmektedir. Ortadoğu, batılı bir terim olup bu yüzyılın başında ortaya çıkmıştır. Sadece batılı perspektifinden anlamlı olan bu terim batıdaki eski gücü ve devam eden etkisi artık bütün dünyada kullanılmasıyla da kendini göstermektedir. Hatta kendi vatanlarını tanımlamak için bölge halkları tarafından bile aynı terim kullanılmaktadır.

Ortadoğu' da kullanılan terimler bazı gariplikler içermektedir. Ortadoğu' da müslümanlar Yunanlılara "Rum" derler. Ancak Rum, Yunanlı demek değildir. Rum, Romalı demektir ve bu adın önce Yunanlıların kendileri, daha sonra yeni müslüman efendileri tarafından kullanılması  onların en son politik hükümdarlık ve büyüklük anıları olan Bizans İmparatorluğunu çağrıştırır.

Ortadoğu'nun üç büyük tek tanrıcı dini, tarihi sırasıyla, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyettir.

İslami kimlik monolitik değildir. Mısır' da ve genel olarak müslüman kuzey Afrika' sında İslamiyet büyük ölçüde sünni'dir. Şiilik hemen hemen bilinmediği için aralarındaki fark önemli görülmez. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın müslüman ülkeleri içinde sadece İran' da şiilik hakim ve resmi inançtır. İran' da da özellikle doğu eyaletlerinde Türkçe ve Beluci dili konuşanlar arasında olmak üzre önemli sünni azınlıklar vardır. 

Kimliğin birinci, asal ve silinmez işareti ırktır. Ancak Ortadoğu' da genellikle fazla önemi yoktur. Bölgenin büyük bir bölümünde dil, din, kültür, milliyet ve ülke farklılıkları arasında ırk karışıklığı sadece çok küçük değişiklikler gösterir. Ortadoğu kimliği çok uzun bir süredir aşırı derecede erkektir. Rütbe, statü, akrabalık, etnik ve hatta din kimlik erkek soyu tarafından belirlenir. 

Ortadoğu eski uygarlıkların bulunduğu yerdir. Ancak bu eski uygarlıklar ölmüştür ve çok yakın zamana kadar unutulmuş ve gerçekten toprağa gömülmüştür. İslamiyetin gelişi, Arap dilinin benimsenmesi yeni bir kimlik ve beraberinde yeni bir geçmiş, yeni bir anılar dizisi getirmiştir.

Çağdaş dünya hem görsel, hem işitsel kimlik sembolleriyle doludur. Milletlerin bayrakları ve marşları vardır. Günümüzde Ortadoğu'nun bütün devletlerinin, hatta patriarkal şeyhliklerinin bile milli bir bayrağı vardır. Bunlardan çoğu, batı milletlerinin bayrakları gibi seçilen renklerin üçgen veya dikdörtgen biçiminde düzenlenmesinden oluşur.

Ortadoğu' da kollektif bir kimlik yoktur. En eski çağlardan günümüze kadar dinde, dilde, kültürde ve her şeyden çok da kendini idrakte bir çeşitlilik örneği devam edegelmiştir. Ardarda gelen Helenleştirme, Romalılaştırma, Hıristiyanlaştırma ve İslamlaştırma süreçleri bölgenin en azından bir bölümüne bir derece birlik ve bazı toplumsal unsurlar getirmiştir. Tüm bölgeyi ilk kucaklayan ve yaratıcılık ve hakimiyetinin başlıca merkezlerini Ortadoğu' da ilk kuran İslam, bölgeye tek ortak kimliğini vermiştir. 

Okumaca, öğrenmece!

Ortadoğu Araştırmaları yüksek başvurusu mülakat sınavında çuvallamış olmamdan mütevellit, an itibariyle kendimi Ortadoğu eserlerinin dünyasına bırakıyorum. Çocukluğumda kaldığını sandığım kütüphane kültürünün, hâlâ devam ettiğinden haberdar olarak bir solukta Prof. Dr. Süheyl Ünver halk kütüphanesine üye oldum. Aldığım iki kitaptan ilki, İngiltere'nin Ortadoğu uzmanlarından Fred Halliday' in " Ortadoğu Hakkında 100 Mit" adlı eseri. 2008 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınlarından çıkmış ve Can Cemgil tarafından çevirilmiş. Kitabın adından da anlaşılacağı üzre, Ortadoğu' ya ait 100 mitos, yazar tarafından belirlenmiş ve açıklama yoluna gidilmiş. Arap- İsrail çatışması, İran- Irak ilişkileri, Arap milliyetçiliği, petrol ve su savaşları, medeniyetler çatışması gibi popüler analizlere yer verilmiş. Kitapta keyifle okuduğum bölümlerden biri, 11 Eylül 2001 ve dilsel uzantıları başlığı altında hazırlanan kriz sözlükçesi. Bu sözlükçeden ilgimi çeken terimlerin açıklamalarını paylaşıyorum.

Benim Evcil Keçim: George W. Bush' un 11 Eylül 2001' de Dünya Ticaret Merkezi kulelerinde meydana gelen iki patlamadan haberdar edildikten sonra Sarasota' da bir okulda dokuz dakika boyunca okumaya devam ettiği bir okul kitabındaki çocuk hikayesi.

Baasçılık: Faşist savaş, liderlik ve kan fikirleriyle, ırksal üstünlük fikrinden, fakat aynı zamanda komünist devlet ve parti örgütlenme biçimlerinden esinlenen militan bir milliyetçilik.

Holokost: Yunancada tamamen yakma. Aslında antik İsrail' de olduğu gibi hayvanların yakıldığı bir kurban. 1960' lardan bu yana modern kullanımda bu terim genellikle altı milyon yahudinin Nazi Almanyası tarafından soykırıma uğratılması için kullanılmaktadır.

Kitle İmha Silahları: (KİS) Nükleer, biyolojik ve kimyasal silahları kapsayan silah kategorisi. KİS kısaltmasının yaygınlıkla kullanılmasına rağmen, bu ifade aslında iddia edildiğinden çok daha az isabetlidir. Pek çok biyolojik ve kimyasal silah, hedeflerinde her zaman korkunç zararlara yol açma kapasitesine sahip olsa da, kitle imha kapasitesine sahip değildir.

Ortadoğu: İlk kez Amerikalı Amiral Alfred Thayer Mahan tarafından 1902 yılında yazılan bir makalede kullanılan terim. Akdeniz ve Hindistan arasındaki bölgenin sınırlarını belirleme ve bu bölgeyi Uzakdoğu' dan ayırma girişimi. Genellikle doğu Arap dünyasının Arap ülkelerini, Türkiye' yi, İran'ı ve İsrail'i kapsar. Afganistan ve Pakistan'ı dışarıda bırakır.

Siyonizm: Yahudi milliyetçiliğinin bir türü. Filistin' de bir yahudi devleti kurma gayesindeki hareket. Terim birbirinden ayrı tutulması gereken çok sayıda anlam kazanmıştır:

1) 1897- 1948 yılları arasında Filistin' de bir yahudi devleti kurmayı amaçlayan tarihsel ideoloji ve hareketin kendisi.

2) 1948' den bu yana hem İsrail' de hem de yahudi olmayan dünyada bu devlete ve bekasına yönelik genel bir destek ve sempati.

3) Kötüleyici bir anlamda hem Avrupalı ve Kuzey Amerikalı faşistler ve antisemitistler ( yahudi karşıtları) tarafından hem de Ortadoğu' da yaygın olan retorikte küresel, gizli ve komplocu bir güç anlamında kullanılmaktadır.

Vahhabilik: Suudi devletinin 1902' deki oluşumundan bu yana resmi ideolojisini ifade etmek için Batılıların kullandığı terim. Daha geniş anlamıyla Suudi Arabistan tarafından desteklenen ya da desteklendiği öne sürülen hareketler. Muhammed bin Abdülvahab tarafından kurulmuştur. Abdülvahab diğer müslümanlar ve özellikle şiiler de dahil olmak üzere kendisiyle aynı fikirde olmayanları kafir olarak yaftalamış, bunlara karşı cihad ilan etmiştir. 1802' deki Irak işgallerinde ve yirminci yüzyılın ilk yarısındaki yeniden canlanışları sırasında şiilere ait mezar ve türbeleri yıkmışlardır. 

ara ki bulasın!

Yükleniyor...
 

Tüm Hakları saklıdır. frog frog © 2009